Dost'a Şiirli Mektup 5

26/8/2008 · Kategori: DOST'A SİİRLİ MEKTUPLAR


Dost,

Nasıl geçti günün?…Yine koşuşturma ve yorgunluk vardır…. Aslında bu yorgunluklar öyle güzel ki….Şimdi fark etmiyorsun tabii….Gecen gündüzün birbirine karıştı….Hem bedenen, hem de ruhen dinlenemedin henüz….

 

Dost’um, insanın babasının olması, onun için bir şeyler yapabiliyor olması çok güzel bir şey….Annesinin olması da öyle… Düşünebiliyor musun, onlar sana, senin için yaptılar, şimdi sen onlar için bir şeyler yapıyorsun, koşuşturuyorsun, ilgileniyorsun….Belki bu arada farkına varmıyorsun ama bunları aynı zamanda kendin için de yapıyorsun….Kimbilir içlerinden sana ne kadar güveniyorlar, senin varlığınla bedenleri nasıl doğruluyor ve de nasıl onurlanıyorlar….Sana bakarken ve belki diğer kardeşlerine de,  nasıl gönençli oluyorlardır kimbilir….Bizim parçamız,  bizim hayta oğlumuz diye içten içe nasıl göğüsleri kabarıyordur….

 

Güzel, gerçekten güzel şeyler bunlar….Sağlıkla ilgili bir sorun olması elbette kötü ama bir arada olabilmek, bir şeyleri paylaşabilmek güzel….Çünkü büyüdüğümüzde, ayrı hayatlarımız olduğunda, hele de farklı kentlerdeysek; ancak çok özel günlerde ya da böyle bir sorun yaşandığında böylesine iç içe, böylesine sırt sırta olunabiliyor….Bundan sonrasında iç içeliğiniz sorunlardan çok,  güzelliklerde olsun Dost….

 

Benim için de fena bir gün değildi….Gece yatmadan önce bir karar aldım…Esas olan kararları almak değil, onları uygulamaya koyabilmektir ama ben yine de kararımı aldım ve uygulamaya da başladım sanırım….Dünkü sıkıntımdan sonra artık insanların yaşamlarında oluşabilecek bazı olumsuzlukları sezdiğim, uyarıda bulunma ihtiyacı hissettiğim zaman önce kendime şu soruyu soracağım…." Bu söyleyeceğim şey O'nun ne kadar umurunda olacak? "

Önce kendi kendime bunu yanıtlayıp ondan sonra konuşacağım….Eh sonuçlarına da katlanıp kendimi üzmeyeceğim….

 

Çok bunalınca garip garip rüyalar gördüm….Zaten her gece mutlak rüya görürüm…Hatta uyanıp tekrar uyuduğumda rüyanın devamını bile gördüğüm olmuştur…Önce uyumakta zorlandım, Uyuyabilmek için bile belli seviyede rahatlık gerekiyor. Düşüncelerim bir saat gibi tik-tak yaptığından olsa gerek, bir türlü rahat olamadım. Ayrıca kolayca uykuya geçebilen ben için sağa sola dönüp debelenmek ayrıca ıstırap vericiydi….

 

Rüyamda; kocaman bir gemide, sanırım okyanusta yolculuk ederken; - ki ne yazık ki aşk gemisi değildi- J) inanılmaz bir fırtınaya yakalandık…

 

Sert rüzgar ve dalgalar.. Benim boyumu geçen, bindiğim geminin boyunu geçen, tanıdığım, bildiğim herkesin ve her şeyin boyunu geçen dalgalar.. Sonra düştüm….

Ve bu okyanusta, sarılacak bir yılan bile yoktu görünürde. Düzeleceğini umacak kadar saf olmadım hiç bir zaman, kurtulmak için bir çare düşünmedim.. Siyah giymek için bir nedenim daha varmış demek diye düşündüm….Tabi şimdi komik geliyor bana da ama böyle düşündüm gerçekten rüyamda J)

Bütün beyaz bulutların, güzel sözlerin, gülüşlerin arkasında acımasız fırtınalar ve insanın kafasına düşen yıldırımlar olduğunu fark ettim boğulmadan önce….Ve  o anda bile “ben haklıydım” dedim ve gülümsedim….

 

Allahım allahım, rüyada bile haklı çıkmanın anlık tatmini….Her şey kaybolduktan sonra savaş alanında dikilmenin bir anlamı var mı, ölenleri hatırlayıp ağlamaktan başka? İflah olmaz biriyim galiba …. Yok yok inan bana aldığım kararı kesinlikle uygulayacak ve artık müdahil olmamaya özen göstereceğim…..Kendime dert edinmeyeceğim ve  bütün bunların yanında, gülümseyerek bakacağım olaylara….

 

Tabi yaaaa…. Hayatın temeli bu. İnsanın doğumundan sonraki tek zorunluluğu ölmektir; ama arası için de denilir ki: "Yaşayın." Yaşamın temeli bu. Mutlu olmak için gülün. Ters giden her şey, bir gün yararınıza dönecektir; hep döner. Buna inanın. Doğru , kararan gün kararıp kalmaz, her gecenin ardından gün doğar derdi babam da….Eeeee o zaman zorum ne benim?….

 

Mesela bu gün çok çok soğuk, buna rağmen alabildiğine parlak güneşi olan bir gündü….İki günlük pineklemenin ardında dışarıdaydım….Hem güneş, hem soğuk iyi geldi… Birkaç saat sonunda eve dönmek bile istemedi hatta canım….

 

İşte böyleyken böyle Dost… Herkeslere ve kendine iyi bak….Aydınlık, mutlu, sevgi dolu, başını göklerde gezdiren bir gün olsun yarın….Yolundan aydınlık, yüreğinden sevgi eksik olmasın….Ben de sana sevgiler yolluyorum kucak kucak, yanlarına ilave edersin yüreğindekilerin….Ve yarın güzel bir gün olsun gülmek için….

 

Evet bu da günün şiiri J

KışDüşü 

 

Ateş Böcekleri

 

ışıkla ilgili bir yazı okuyordum, elektrikler kesildi

boğazından geçerek midesine indi kent gecenin

mum aramadım, oysa vardı

pencereye gittim kalkıp çalışma masamdan

iki sevgiliden söz ediyordu ağaçlar fısıldaşarak bahçede

ağaçların yalnızlıklarından korktum

sonra yollardan söz açtılar, düşledikleri yollardan

işte o zaman ateşböceklerini,

birbirini kovalayan iki yanarsöner ışığı gördüm

gezinen son yıldızlarıydılar yeryüzünün

çaldıkları ağustosböceklerini tahta kafeslere dolduran

bir hırsız çetesi geçti sokaktan

ay siliyordu, siliyordu camlarını terleyen evlerin

bir ırmak kente geri dönmeyeceğini bildiren

bir mektup yazıp akıp gitmişti sudan gerekçelerle

 

yerçekimini aşk yoksunlarına bırakıp

bir bir çıkardım giysilerimi

ve kapısını araladım uyuduğun odanın

sonra açılmak için dokunmamı bekleyen

pembe gülleri gezdirmeye gittik

ağaçların gözlerini yumduğu küçük koruda

gökyüzümü sarsıyordu ıslak kelebek kanatların

ve geceyi

şu ısırıp durduğun geceyi

gitgide derinleşen karanlıkta gitgide sertleşen geceyi

yıldızların gökfişekleri gibi içimizde patladığı geceyi

çiğlenmiş sabahla birleşen ve küçülen geceyi

 

her güne böyle başlayalım sevgilim

böyle, ateşböceklerine teşekkür ederek

 

Akgün Akova

 

Aşkların Yetim Rengi

24/8/2008 · Kategori: SEVGİNİN SİHRİ ŞİİRLER



-yalnızlığımda seni büyüttükçe kalabalıklaşacağım;

sen kendi kalabalığında hep yalnız olacaksın!-

 I

kapattım ucu kıvrılı yerinden bir defteri
bir defter adınla hükümlü şimdi…  

sen kendinin neşteri, pası, kilidi
gençliğin kendine savurur seni
esmersin, cehennemin dibinde doğmuşsun
baban iki karılı; evlerde, erkenlerde bekler seni
sen, feodalizmin kara dilberi
gündüzlerin gölgesindeydi sevgi
gölgesinden gündüzlerin iklimler geçti
sesin şimdi kanayan bir gül gibi: kangren… 

 
II

sen orda
manastırının huysuz müridi
sen orda
bir korkuda
bir şarkıda
ölüm susan uğultuda
sen orda
düşlerine leş kargası tüneyen 
elleri ayazlarda
sen orda
esmerliğine rehin feodal şatolarda… 

uyurken sen hasretin avlusunda
gündüzlerin gölgesinde oturuyordum
sonra boşuna çizdim karanlığa resmini
boşuna…ezberleyip hasreti

oysa nasıl istersen öyle gebertebilirdin beni 
nasıl istersen!

Artık sulara k(atalım) aşkların yetim rengini… 

Yılmaz Odabaşı

 

Tavuk...

23/8/2008 · Kategori: KÜCÜK ÖYKÜLER-BÜYÜK ÖĞÜTLER



Bir zamanlar, büyük bir dağda kartallar yuva yaparlarmış. Bir kartal da 4 tane yumurtası ile bu dağda yaşıyormuş. Bir gün bir deprem olmuş. Ve yumurtalardan bir tanesi dağdan yuvarlana yuvarlana, vadide yer alan bir çiftliğe kadar düşmüş. Bu çiftlik bir tavuk  çiftliğiymiş. Çiftlikteki tavuklar,bu değişik ve normalden büyük yumurtayı sahiplenmeye  karar vermişler.  Yaşlı bir tavuk bu yumurtayı ve yavruyu, koruması altına almış.  Bir gün, küçük kartal doğmuş. Çevresinde tavukları görmüş ve kendini bir tavuk zannetmiş. Bütün tavuklar da ona bir tavuk gibi davranmışlar. Ailesini de çok seviyormuş. İçinden, bazen, ben kimim? sorusu geçiyormuş. Ama o bir tavukmuş. Bunu böyle bilmeliymiş.

 

Bir gün çiftlikte oyun oynarlarken, yukarı baktığında bir grup kartalın özgürce uçtuklarını görmüş. "Aman Allah’ım, ne kadar güzel uçuyorlar. Bende onlar gibi uçmayı çok isterdim" demiş.Tavuklar, bu düşünceye hep birlikte gülmüşler. "Sen bir tavuksun ve tavuklar uçamazlar" demişler. Küçük kartal, artık daha sık gökyüzüne bakıyor ve uçan kartallar gibi uçmak, özgür olmak istiyormuş. Ne zaman bu düşüncesinden arkadaşlarına, ailesine bahsetse, hep şu cevabı alıyormuş. "Sen bir tavuksun. Bırak bu hayalleri."

 

Zamanla küçük kartal da bu düşünceyi kabul etmiş, hayal kurmaktan vazgeçmiş ve hayatını bir tavuk olarak yaşamaya karar vermiş. Ve hayatının sonu geldiğinde de bir tavuk! olarak ölmüş.

 

 Ne olduğunuzu düşünürseniz, o olursunuz.... Eğer, hayatınızın herhangi bir zamanında, kartal olma hayalini kurarsanız, hayallerinizi takip edin... Tavukların sözlerini değil!...

 


« Önceki :: Sonraki »


Cursors


Cursors